Sevgi zaten koşulsuzdur, yani bunu ayrıca belirtmeye gerek yoktur ve sevmek anlamaya dayalı bir eylemdir. Birisini ya da bir şeyi saf bir biçimde algılamak, anlamak ve idrak etmek onu sevmeye eş değerdir. Ve bu sevme halinin duygusal yakınlıkla kesinlikle alakası yoktur. Koşulun veya şartın olduğu yerde sevgi değil limitli duygular hakimdir. O da zaten sevgi değildir. Her ne kadar bu iki durumda geliştirilen yaklaşımlar birbirlerine benzese de, sessizlik halinde ve duru gözlem anında, odağın içe çevrilip zihnin imajlardan arındırıldığı anda beliren anlayış sevgiden; güven, korku, haz gibi, duyumsanan limitli imgesel örüntülerin yönlendirmesi ise duygudan, yani limitli egodandır. Varlığın, ikisi arasındaki farkı gözeterek pozitif yönde hamle yapabilmesi idrakinin oranını belirler ve bu idrak, ruhsal kudretin zeka yoluyla belirişidir. - Bu yüzden, koşulsuz sevmenin mümkün olmadığı düşüncesi hatalıdır. Çünkü birisini sevmek mutlaka duygusal yakınlık kurmayı gerektirmez. Karşıdakine dair g...