Ana içeriğe atla

Kayıtlar

madde etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

BAĞIMLILIK HALLERİ

 Ölüm, her ne kadar yaşamı ve deneyim süreçleri geçirmeye yarayan kaba bedeni geride bırakmak olsa da, esas manada bağımlılıkların bırakılmasına karşılık gelir. Bedenin geride bırakılması, sorumlulukların ve alınması gereken derslerin de geride bırakıldığı manasına gelmez. Sonraki enkarnasyonlarda bu derslerin mutlaka verilmesi gerekecektir. Geçmişe ya da maddi hazlara karşı geliştirilen türlü bağımlılık halleri esasen kıymetli birer cevher gibidir ve çeşitli duygu formlarında, mekanik döngüler halinde; varlığın kendisini bir üst evrim seviyesine ulaştırabileceği itici tesirleri barındırırlar. Bu yüzden bağımlılık hallerine ait duyguları kontrol etmek ya da bastırmak yerine, saf bir biçimde gözlemleyerek tesirlerini içselleştirmek gerekir. İrade gösterilerek bilinçli bir yerden "hayır" denildiğinde ise gerçek özgürlüğe kavuşulur. İnsan bu özgürlük halinde gerçekten ölebilmiş ve bir anlamda zamandan özgürleşebilmiştir. İnsanın türlü türlü bağımlılıkları vardır. Yemeye, içmeye,...

YARATIMINIZ

Evrendeki sonsuz enerjetik akışı algılayabildiğimiz ve bu sonsuz enerjinin tezahür etmiş varlıklar aracılığıyla yönlendirilirek form kazanabildiğini ve madde realitelerini açığa çıkarabildiğini gözlemleyebildiğimiz için "Sonsuz Yaratan" kavramını kullanıyoruz. Evrende tezahür eden her şey sadece enerji ve bu enerjinin formdan forma geçerek bir düzlemden diğerine akmasının sonucu belirir. Sonsuz Yaratıcı enerjinin benlik sahibi, deneyim arzusundaki varlıklar tarafından evren sahalarına yönlendirilmesi ise Yaratan'dan ötürü yaratan olan varlıkları ve o varlıkların, sonsuz yaratıcı enerjiden potansiyel alan sonlu realitelerini meydana getirir. Dolayısıyla duygunuz, düşünceniz, hareketleriniz, aksiyonlarınız, nefes alış verişiniz bile belirli irade ölçüsünde, sizin aracılığınızla tezahür eden yaratımınızdır. Sonsuz Yaratan'ı ve bu sınırsız yaratıcı enerjiden ötürü evrende fonksiyon gören varlıkları ve varlık sistemlerini birbirinden farkındalıkla ayırmak gerekir. Sıfır no...

SONSUZ VE BÜTÜN

Bilinciniz size değil bütüne aittir. Tek, sonsuz ve yaratıcı olan kaynaktan akan enerjinin potansiyel verdiği yaratılış da sonsuz ve bütündür. Yaratılış ile birlikte tezahür eden her varoluşsal birim Sonsuz Yaratan'ın enerjisinden meydana gelir ve bu tek kaynaktan ötürü evrende fonksiyon gören tüm varlıklar, ayrık görüntülerine rağmen bu bilinci birlikte oluştururlar. Seperasyon illüzyondur. İllüzyonun neden olduğu ayrılıkların giderilmesi ise sevginin keşfedilmesini sağlar. Özgür irade sahibi her varlık, keşif süreçleri boyunca elde ettiği deneyim ve gözlem verilerini kanal olarak Sonsuz Yaratan'a aktarır ve bu bilincin genişlemesine birlikte katkıda bulunurlar. Zaten kazanılan birlik anlayışları da, varlıkların aynı kaynaktan tezahür ettiğinin, bir ayrım olmadığının ve bu varlıkların aynı bilinci, limitli benlik algısının ötesinde birlikte oluşturduğunun idrak edilmesiyle genişlemeye başlar. Geçmişin bilgisi ve geleceğin ihtimali varoluşsal bilincin temelini meydana getirir. ...

SINAV

 Kopulamayan, hayır denilemeyen noktaya kadar varlığın sınavı sürer. Bu durum belki bir ömür bile devam edebilir. İçinde bulunulan hal, varlığa döngüler halinde düzenli olarak ızdıraba neden olan tesirler aktarır. Güven ve konfor arayışı, onu korkusundan tepki geliştiremez hale getirir. Korkusuyla yüzleştiği takdirde gerçekleşmesi muhtemel negatif durumların imajları onu hareketsiz bırakır. Fark edilemeyen şudur ki, varlığın sınavı tam olarak bu noktadadır. Yeni ihtimallerin tomurcuklanması için bazı eskimiş halleri cesurca geride bırakmak gerekir. Korku ile yüzleşebilmek maddenin o anda mağlup edilmesini sağlar. İnsan, korkarak kendisini sınırlandırır ama, ötesine geçebilecek iradeyi gösterdiğinde nasıl özgürleşeceğinden, Yaratan'ın ona nasıl yüksek ihtimaller hazırladığından bihaberdir. Yaşam bir illüzyon yani yanılsamadır. Direnç gösterilen, acı hissedilen, ızdırap ve suçluluk duyulan noktada, varlığı limitleyen imajların ötesine geçme iradesi gösterildiğinde, hakiki özgürlüğe k...

ÖZGÜR

Kaygıyla yaşıyor, korkuyla geri çekiliyor, idrak edeceğiniz yerde inanmayı tercih ediyor ve zararlı olmasına rağmen haz almaya devam ederek hayır demeyi beceremiyorsanız, kesinlikle özgür değilsinizdir. Bu limitli yaklaşım biçimlerinde enerjiniz zaman düzlemindedir, dolayısıyla aksiyonlarınız da sınırlı ve egosantriktir. His, duygu ve düşüncelerinize direkt ve saf bir biçimde odaklanmadığınız sürece onlardan özgürleşmenizin imkanı yoktur. Birisi gelip bunu sizin yerinize de yapamaz. Aklın sınırlandırıcılarını ortadan kaldırarak ve irade göstererek bunu siz elde edersiniz ve kendiniz için yaparsınız. Madde ile olan bağlarını gözden geçirerek, onlardan farkındalıkla özgürleşebilen bir varlığın gerçek anlamda sevgi dolu ve bu oranda özgür olduğunu anımsamak gerekir. Limitli maddi sahalarda, realiteler düzeyinde tezahür eden yaratımınız, deneyim süreçleri geçirip gözlemleyesiniz diye açığa çıkar, onun himayesine giresiniz diye değil. Kendi yaratımınızın himayesine girmek demek, realiteleri...

MEKANİK BENLİK

 Beşer, enkarne olduğu madde yoğunluğunda; bilgi, düşünce ve duygularının karşılığı olan benlikleriyle realitelerini deneyimler. Varlığın imajinasyonu ruhsal bir faaliyet olmasına karşın, zaman düzlemi boyunca yayılan ve bu yolla benlikleri meydana getiren düşünce ve duyguları mekanik imgesel örüntülerdir, tesir kaynaklarıdır ve yapıları maddedir. Evren, çok boyutlu yapısıyla bu limitli örüntülerin yansıtıldığı aracı deney alanıdır. Bu örüntülere akıl yoluyla, mekanik olmayan, yüksek karakterli ve incelikli yaklaşım biçimleriyle odaklanıldığında; ruh, bedeninin yani illüzyon içerisinde zamana bağlanan sonda aracının üzerinde hakimiyet kurabilir, yaratımı genişletebilir ve kapsamlanan gözlem süreçleri geçirebilir. Geçilen her aşamada geçmiş bilgi birikiminden ve hafıza katmanlarından veri sağlanır. Bir varlık, şartlanmaya ve ayrışmaya yol açan mekanik benlik odakları üzerinde ne kadar çok hakimiyet sağlayabilirse, özünün sınırsız sevgi ve ışığını sınırlı madde ortamında akıl yoluyla...