Ana içeriğe atla

Kayıtlar

tekamül etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

DÖNGÜNÜN ÖTESİNE GEÇMEK

Tekamülde bir sonraki aşamaya geçebilmek üst bir realitenin tesirini alabilecek hale gelmekle mümkün olabilir. Bunun için öncelikle mevcut hallere ait tesirlerin sindirilerek alım açıklığının oluşturulması gerekir. İnsan sürekli aynı şeyleri yaparak ya da geleceği hayal ederek tekrar eden döngülerinin ötesine geçemez. İdrakli bir şekilde irade göstererek, makul bir kabul ile geçmişi geride bırakmayı göze almak, en azından bunun için bir adım atmaya çalışmak gerekli olan değişimi getirir. Bu değişim idrakin ve vicdanın gelişiminden başka bir şey değildir. Tekamülün tanımı basittir. Üst bir tesire el uzatılır, mevcut hallerden alacağını alan bu tesire tutunarak kendisini yukarı çeker. Bunu yalnızca kendisi, yine kendisi için yapabilir. Varlık bu yolla, madde illüzyonunda, alabildiği sorumluluk ve açığa çıkarabildiği yüksek tepkiler oranında gelişir. Yaşam denilen olgunun, bu tepkilerin geliştirilebilmesi adına kurgulanan türlü mizansenlerden başka bir şey olmadığını iyi idrak etmek gerek...

İNANILAN VE İDRAK EDİLEN BİLGİ

Bilgi hakikate eriştirmez, irade göstererek sorgulayan kişi bilginin tesirini sindirerek kendi kendini hakikate eriştirir. Yani bilgi, gerçekliğine inanmak ya da inanmamak tercihinin yapılması gereken bir şey değildir. Bir bilgi ona inanıldığı için değil, sorgulayan kişi tarafından idrak edilerek yaşam uygulamalarında kendi gerçekliğini açığa çıkarabildiği için gerçektir. Bu aşamaya gelinene kadar kabul edilmeden göz önünde tutulmalıdır. Bilgi tek bir nüve gibi görünür ama aslında bir bütündür ve diğer bilgilerle ilmek ilmek örülüdür. Yatay tekamül süreci geçiren birisi için bilgi geçmiştir yani zamandır ama dikey tekamül süreci geçiren birisi için bilgi gelecektir ve yine zamandır. Zamana bağlanmış her unsur gibi tesir aktaran bilgi, devinim eden yaratılışı ve Bir'in yasasını arayan varlıkları aşamadan aşamaya geçirmeye yarayan yegane olgudur. Üçüncü yoğunluk varlıklarının temel şartlanmalarından birisi inançtır. İnanç, sorumluluk almaktan kaçınan bir zihnin, belirli sabit bir kab...

HATA

Hata yapmaktan değil, hata yaptığını fark etmemekten korkmak gerekir. İnsanın kaderi hata yapmak üzerine kurulmuştur. Hata yapan, yanılan insan pek fark edemese de, elinde onu kurtuluşa eriştirecek bir mücevher taşır. Yapılan hataların tesirlerinin sindirilmesi, varlığa, yükselmesi ve yeni bir realiteye adım atabilmesi adına itici güç sağlar. Tekamül, yeni bir realitenin bilgisini almayı istemekten öte, mevcut realitenin tesirlerini sindirerek geride bırakabilmek ile ilgilidir. Yani asıl ilerlemeyi sağlayan içinde bulunulan hatalı hallerin ve yanılgıların idraki ve bu idrak doğrultusunda geliştirilen yapıcı yüksek biçimlerdir. Varlığın kaderi yaşananların tesirleri ile kendi şuurunun tesirleri arasında kalarak bu yüksek biçimleri geliştirmesindedir. Esasında bu durum sevginin keşfinden başka bir şey de değildir. Elmayı yemek, özgür iradesi doğrultusunda meydana getirdiği sapmaları deneyimlemek nasıl varlığın kaderi ve kendi arzusuysa; bu sapmaları, derinlerinde yatan sevgiyi keşfederek...