İnsanın kendisine ya da bir başkasına merhamet edebilmesi, varlık enerjisini zaman düzleminden kurtarmasıyla mümkündür. Bizi üzen yaşanan olaylar değil, o olaylar karşısında zihnimizde oluşturduğumuz imajlardır. Geçmiş acıları, gelecek pişmanlıkları, günahkar ve değersizlik hisleri, yaşanılanlardan ötürü oluşturduğumuz bu imajlara yeterince odaklanmayıp tesirlerini içselleştirmediğimizdendir. Tekrarlayan karmik döngülerin de nedeni budur. Madde illüzyonuna ait bu imajların algılanıp, zaman düzleminde sıkışıp kalmış enerji parçalarını özgürleştirmek; affetmenin ve merhamet edebilmenin yolunu açar. Tekamül basamakları bu şekilde tırmanılır ve özdeki sevgi bu şekilde belirir. Yaşanılan her şey gerektiği için yaşanmıştır. Dolayısıyla iyi ya da kötü etiketi yapıştırmak, gerekli ya da gereksiz diye yargı oluşturmak, "keşke yaşanmasaydı ya da şöyle olsaydı" diye söylenip durmak göreceli bir seçimi diğer göreceli bir seçimle kıyaslamaktan başka bir işe yaramaz. Kıyasın olduğu yerde ...