Ahlaksız olmak bir yönüyle, neyin doğru neyin yanlış olduğunu dikte eden mekanik sınır ve ilkelere karşı gelmekse de, diğer bir yönüyle insanın kendi sorumluluğunu üstlenerek yönlendirme ve otomatizasyona ihtiyaç duymadan, vicdanının sesi yönünde aksiyon alabilmesine karşılık gelir. İnsanüstü bir hayatta yönlendirilmeye ya da dışsal şartlandırıcılara ihtiyaç yoktur. Böyle bir hayatta insan, vicdanının sorumluluğunu bilinçli bir şekilde üstlenerek eylemlerinin niyetlerine, nedenlerine ve sonuçlarına hakim olur. Yaşam uygulamalarının amacı, insanı kendi yükünü taşıyabilecek bir seviyeye ulaştırmaktan başka bir şey değildir. Bu seviye; insanın içsel bağlantısını güçlendirerek kendi öz kaynaklarından faydalanabildiği, gerçek anlamda kuvvetli bir iman, yüksek bir farkındalık ve bilgelikle hareket edebildiği, dolayısıyla dışarıdan dayatılan ahlaki kurallara ihtiyaç duymadığı bir bilinç düzeyidir.
İnsanın dünya okulunu başarıyla bitirebilmesi bu bilinç düzeyine ulaşabilmesine bağlıdır. O insan ki, vicdanının sesine kulak verir, türlü tesir odaklarından elde ettiği bilgiyi çabasıyla sentezler ve vicdanının kanalını açar. Bu sayede, özüyle uyumlanarak elde ettiği idrakiyle hiçbir sınıra, yönlendiriciye, öğretiye ya da inanca ihtiyaç duymadan sevgi eylemleri gerçekleştirebilir. İnsanı kurtaracak olan bilerek yaşayabilmesi ve bunu kendisine öğretebilmesidir.
Burak Cömertler
Yorumlar
Yorum Gönder