Meditasyon sorunlarınızı çözüyor olsaydı sabah uyandığınızda hepsini halletmiş olmanız gerekirdi. Siz uykudayken enerjiniz tıpkı meditasyonda olduğu gibi şuur alanınızdan çekilir ve sessizleşirsiniz. Sessizlik hiçbir zaman duyguların tesirlerini sindirmenin, problemleri çözmenin ya da gereken içsel dönüşümü sağlamanın kaynağı olamaz. Sessizlik sadece, irade göstererek kendi şuur sahasının dışına çıkmayı arzulayan varlığın, kendisini zamansızlık noktasından bir bütün halinde gözlemleyebilmesinin yolunu açar ve aracı olur. Varlık bu sayede düşüncesinin de, duygusunun da, probleminin de aslında kendisinden ayrı olmadığını algılayabilir. Çözüm bu noktada, varlığın kendisini saf bir biçimde gözlemlemesiyle, eğer o isterse onunla birlikte gelebilir. Yolda yürümek değişimi getirmez, yol boyu gözlemlenenlerin aktardığı tesirleri sindirmek değişimi getirir.
İnsan, yaşamının doğal akışında ilerlerken muhatap olduğu tesirlerle rastgele karşılaşmaz. İnsan, ihtiyacı olan tesirleri her daim kendisine doğru çeker. Yani içinde bulunulan hallere dair alınan ve aktarılan tesirlerin tümü planlıdır ve varlığın doğal ihtiyacıdır. Yatay planda vicdan tatbikatı bu yolla gerçekleştirilir. Bu yüzden bir sorunun çözümünün yegane yolu, tesirlerine alan açmak ve onları sindirmektir.
"Meditasyon yapayım da şifalanayım!" anlayışında ego devrededir, dışa bağımlılık söz konusudur. Kasıtlı meditasyon kimseyi iyileştirmez, kimsenin problemini çözmez. Ama eğer o insan isterse, onun için olan biteni saf ve duru bir biçimde görebilmenin yolunu sessizlik ile birlikte açar. Aksi takdirde geçici bir rahatlamadan, iç sıkıntısını gidermekten başka bir işe yaramaz.
İnsan her durumda kendi kendisinin öğretmeni olmalı, hiçbir yolun götüremeyeceği ve yalnızca kendi içinde bulabileceği sınırsızlıkta, sorumlu olduğu, kendisine doğru çektiği tesirlerle yüzleşebilmelidir. İnsan kendisini bilinçli bir farkındalıkla denetler ve aksayan parçaları üzerinde çalışarak kendisine dikkat etmeye başlarsa, düşünce sapmalarının neden olduğu tıkanıklıkları giderebilir ve yaşamın bütününe yayılan sürekli meditatif bir zihin yapısına zaten doğal olarak kavuşur. Egonun değil vicdanın devrede olduğu bu durum kendini sevmeye eş değerdir.
Burak Cömertler
Yorumlar
Yorum Gönder