İradenize sahip çıkmak istiyorsanız enerjinizi korumayı öğrenmelisiniz. Saplantılarınız, yanılgılarınız, yargılarınız ve araç olması gerekirken amaç edindiğiniz haz döngüleriniz enerjinizi düşürür. Sağlıksız yeme alışkanlıklarınız, türlü maddesel bağımlılıklarınız, telefon ekranına kitlenip birbirinin aynısı anlamsız videoları saatlerce izlemeniz yine odağınızı dışarıya çekerek enerjinizi çalar ve sizi tüketir. Bu tükeniş madde illüzyonu içerisindeki gerçek kimliğinizi, biçimlerinizi ve Yaratan'dan ötürü yaratıcı olan karakterinizi belirleyen ruhsal kudretinizin zayıflamasına neden olur. İradenizin özgürlük oranı da, nefsin yani maddenin üzerinizde kurduğu bu tahakküm ile birlikte giderek azalmaya başlar. Tek yol, uyanık kalarak yaşamın her anını idrakli geçirmeye çalışmak ve kendine dikkat etmektir. Enerjinizi ancak kendinize hem fiziksel hem de duygusal manada dikkat ettiğiniz zaman koruyabilirsiniz. Başkalarını sevmenin, onlara dikkat edebilmenin yolu da öncelikle buradan geçer.
Anda kalmak, ana gelmek ya da anı yaşamak gibi olguların yegane yolu da insanın kendisine dikkat etmesinden geçer. Dikkatle odaklanmak sevmeye eş değerdir. Kendinize olan dikkatinizi yitirmeye başladığınız anda kıymetli varlık enerjinizi de yitirmeye, iradenizi de zayıflatmaya başlarsınız. Enerji kaçaklarını idrakli hamlelerle, yeri geldiğinde "hayır" demeyi öğrenerek giderebildiğinizde iradenizi güçlendirebilir ve özgürleştirebilirsiniz.
Herkes özgür irade sahibi gibi görünebilir, fakat bu özgürlüğün oranı, varlığın seçimlerinin ruhsal kudretinin etkinliğinde, farkındalıkla geliştirilen yüksek ve birleştirici yaklaşımlar yönünde olması ile onu otomatik davranış biçimlerine sürükleyen maddesel ve mekanik yaklaşımları tercih etmesinin oranına bağlıdır. Özgür iradesine gerçekten sahip çıkabilen, hayata bilinçli bir farkındalıkla bakabilen bir insan hakkıyla Yaratan'dan ötürü yaratan olan, şahsiyet sahibi biridir. Yaratım, özgür irade ile paralel gelişir. Gerisi, benzer verimsiz biçimleri tekrarlamaktır.
Burak Cömertler
Yorumlar
Yorum Gönder