Spatyom (şuur katmanı), bilinçaltından farklı bir yapıya karşılık gelmez. Spatyoma (ahirete) henüz geçerken karşılaşılan teşevvüş aşaması (kabir azabı), varlığın kasti bir biçimde dış tesirlerden arındırılarak yaşamı boyunca deneyimlediklerinden ötürü bilinçdışında biriktirdiklerini bilinçaltına aktarma aşamasıdır. Her nasıl, kaba madde ortamında geçirilen deneyim süreçlerinde, Sonsuz Yaratan yarattığı varlık ile birlikte deneyimliyorsa, teşevvüş aşamasında da deneyimlerden elde edilenleri yarattığı varlık ile birlikte özümser. Bilincin tekil ya da bireysel olarak algılanması tamamen illüzyondur. Bilinç bütünseldir. Teşevvüş aşaması, yaratılmış varlığın Yaratan'ın halifesi olmasından ötürü sahip olduğu özgür iradesi ile deneyimlediği yaşam süreçleri ve bu süreçler ile birlikte üstlendiği sorumluluğun hesabını verdiği aşamadır. Varlık, idrak ettiğini öz bilgiye çevirir ve bu oranda derslerini verebilir. Edemediği oranda ise sonrasında telafi etmek üzere karma olarak, titreşimsel düzensizlik halinde yükünü üstüne alır.
İrade sorumlu kılar, özgür irade şahsiyet katar. Bu mekanik evrende ve geçirilen tekdüze yaşam süreçlerinde atılan her adım ve yapılan her tercih, varlığı kendinden kendine sorumlu kılarken, iradesini özgürleştirebildiği oranda da Yaratan'a yakın tutar. Akıl ve vicdan mekanikliği bozarken, yüksek ve yapıcı biçimlerle sevginin keşfedilmesini sağlar. Bağışlama karmayı telafi eder. Çünkü bu hamle karşıdakini bir idrak dahilinde kendinden bilmektir. Uyanık olan kişi ise, henüz yaşarken varoluş sorumluluğunu hisseden, kendisi için kendinden başka bir yardımcı olamayacağını anlayan ve dizginleri eline almayı başarandır.
Bilincin bireysel algılanması varlığın yanılgısıdır. Her türlü seperasyon ya da bölünme illüzyondur. Bilinç kolektiftir. Yaratan'ın kendisini bilmek istemesi özgür iradesinden sebeplenir ve onun gibi özgür iradesi olan yaratılmış varlığın deneyimiyle sonuçlanır. Her deneyim, varlığın üstlendiği sorumluluk ile birlikte kolektife hizmet eder. Kolektif bilinç genişleyen ve evrilebilen organik bir oluşumdur.
Yaratılmış varlığın her anında, bedenli ve bedensiz hallerinin tümünde Sonsuz Yaratan onun her zerresinde yer alır. İki kişi varsa üçüncüsü O'dur üç kişi varsa dördüncüsü O'dur. Benlik sahibi, bir tarafı sınırlı madde illüzyonuna, diğer tarafı sınırsız ruhsal evrene (bilinç üstüne, üniteye ya da 8. yoğunluktan akan ve yayılan sonsuz zeki enerjiye...hepsi aynı kapıya çıkar) bakan yaratılmış varlık, Yaratan'ın enerjisinin bireyselleşerek maddeye, dolayısıyla zamana ve mekana bağlanmış limitli bir bölümüdür. Hiçbir varlık O'ndan ayrı değildir.
Burak Cömertler
Yorumlar
Yorum Gönder