Sonsuz Yaratan her daim yarattıkları ile birliktedir, ama sadece idrak edebilenler ile birlikte canlı ve diridir. Otomatik insan sadece yaşar. İdraklenen insan ise idraki ölçüsünde Yaratan'ın sevgi ve ışığını adım adım keşfeder. Diri insan dikkatli yaşayan, yaşadıkça sorgulayan ve idraklenen insandır. Dikkatli yaşamak, varlığın her zerresinde bulunan yaratıcı enerjinin madde illüzyonuna doğru bilinçli, dengeli ve farkındalıklı bir biçimde yönlendirilmesinin, yani özgür iradenin belirebilmesinin yolunu açar. İnsan o zaman gerçekten Yaratan'dan ötürü yaratan olur, o zaman gerçekten O'nun yeryüzündeki halifesi ünvanını hak eder. Dikkatle odaklanmak egoyu geçirgen kılarken, varlığın saf bir biçimde gözlem yapmasını sağlar ve onu özüne doğru yaklaştırır. Düşüncenin neden olduğu çatışmalar, ayrılıklar, korkular ancak bu yakınlık haliyle sonlanır ve ardından sevgi bu sayede belirir. Sevginin, dikkatle odaklanılan anda barındığını unutmamak gerekir.
Gerçekleştirilen bir eylemin niyeti o eylemin sonuçlarını aşar. Yani varlığın dikkatli yaşamasındaki itici güç din, gelenek, mahalle baskısı vb. dış şartlandırma unsurlarıysa henüz idrak değil otomatizma devrededir. Bu aşamada varlık henüz sorumluluğunu tam anlamıyla üstlenmemiştir. Eğer dikkatle yaşamadaki itici güç akıl ve vicdansa o zaman idrak devrededir ve o insan için bilerek yaşamanın kapıları açılmiştır. Ne yapıldığının ne sonuç alındığının hiçbir zaman önemi yoktur, gerçekleştirilen eylemin idrakinde olunmasının bir önemi vardır.
Devrenin sonuna yaklaştığımız şu günler, aklı ve vicdanı ile hareket ederek kendi sorumluluğunu üstlenme iradesi gösterenlerin günüdür. Devre sonu her varlığın hesap sorucu olarak kendisine yeteceği, Sonsuz Yaratan'ın sevgi ve ışığını taşıyabildiği kadar dirilebileceği bir aşamadır.
Burak Cömertler
Yorumlar
Yorum Gönder