Ana içeriğe atla

BAĞIMLILIK ÖRÜNTÜSÜ

Farkedilen bir bağımlılık örüntüsünü gerçek anlamda yok edebilmenin yegane yolu ona idrakle yaklaşmaktır. Zihin inisiye edilmeden beden inisiye edilemez. Varlık, geliştirdiği bağımlılığın fizyolojik ve psikolojik fonksiyonları üzerindeki etkilerini irdeleyip anlayamadığı sürece bir kabloyla bağlanmış gibi negatif tesir alanına bağlı kalmaya devam eder. Bunun sonucunda da zayıflayan enerji alanına sirayet edebilen negatif varlıkların düşünce formları yoluyla yaptıkları saldırıların hedefi olur. Yani bağımlılık örüntüsü idrak ve iradeyle çözümlenmediği sürece, düşünsel ve deneyimsel sapmasından ötürü varlığın enerji alanında meyda gelen zayıflama, hem negatifi çağırır hem de bu yolla varlığın enerjisini sömürmeyi sürdürür. Ta ki varlık iradesini idrakiyle özgürleştirip hayır demeyi başarana ve deneyimlediği sapmayı dengeleyene kadar.

İradenin özgürleşebilmesi demek, alınacak bir aksiyonun potansiyelinin, bilincin yüksek benliğe yakın bir bölümünden verilmesi demektir. Düşünce formları maddedir ve canlı örüntülerdir. Düşüncenin varlık üzerindeki döngüsel etkisi maddenin varlık zihnini kontrol etmesidir. İdrakli ve bunun için dikkatli olmak bu yüzden yaşamın her evresinde oldukça önemlidir. İdrak, varlığı kademe kademe yüksek benliğine yaklaştırır.

Dengeleme idrakle yapılır. Herhangi bir bağımlılık örüntüsünün iyice irdelenmeden kontrol altında tutulmaya çalışılması egosantriktir. Bu yaklaşım belirli bir süre için belki çözüm gibi görülebilir, ama varlık bunun için sürekli enerji harcar. Kontrol etmeye çalışmak enerji tüketir. Kontrolün olduğu yerde sevgi yoktur. İdrakle odaklanılan anda sevgi vardır. Varlık enerjisi kıymetlidir. İdrak ve anlayışla geliştirilmeyen bir reddedişin olmadık bir anda yitip gitmesi de oldukça kaçınılmazdır.

Ne kadar zorlu olsa da şifanın büyük bölümü zihnin kendini tanımasıyla mümkün olabilir. Varlığın bu yaşamdaki temel fonksiyonu, tesir alıp vermesi ve bunu, enerjisini bilinçli bir şekilde yönlendirerek gerçekleştirebilmesidir. Prensiplerle, her an dikkatli davranarak geliştirilen yaklaşımların özden, sevgiden ve yüksek bir yerden olduğunu; belirli dış şartlanma kalıplarıyla, sınırlar içinde kalmaya çalışmanın ise tüketen, egosantrik bir yaklaşım olduğunu unutmamak gerekir.

Burak Cömertler








 



Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

CENNET & CEHENNEM

 Cennet, belirli bir evrimsel aşamayı tamamlamış varlığın bilinç ve farkındalık seviyesinin sembolüdür. Cehennem ise bedenli ve bedensiz hallerde, varlığın tekamülü için ihtiyaç duyduğu, kendi vicdanının gelişmişliği oranında duyduğu ızdıraptır. Ne cennet içinde hurilerin olduğu bir saray ne de cehennem sırta giyilen katrandan bir gömlektir. Kutsal metinlerde ham ve sembolik olarak verilen bu kavramlar, belirli evrimsel realitelerin artık açıkça anlaşılması gereken ifadeleridir.  Ruhsal varlık,  boyutlar ve realiteler arasında türlü maddesel bedenler kullanır, Yaratan'ın sonsuz ışığı ve bilgisi  doğrultusunda evrimini sürdürür. Sıralı enkarnasyonlar geçirir. Sonunda üzerinde yaşadığı gezegende belirli bir evrim aşamasına gelir. O artık belirli bir realitenin bilgisini deneyimlemiş ve yeni bir başlangıcın kıyısına gelmiştir. Ham olan bilincinin sevgi ve idrakle belirli bir olgunluğa erişmesi, kutsal metinlerde 'cennet', açık bilgiye ulaşması ise 'cennet meyveleri'ne ...

SENİN ESERİN

Sürekli mutlu olunması gerektiğini kim söyledi? Acı çekmenin, hasta olmanın gereksiz olduğunu, göğün her zaman açık olması gerektiğini kim söyledi? Kim söyledi dünyanın adaletli bir yer olması gerektiğini, buna dair kök inanç nasıl oluştu? Kim söyledi savaşların olmaması gerektiğini, ölümün kötü olduğunu? Dünya kendi etrafında dönüyor, insan da onun üzerinde etiyle, kemiğiyle ve düşüncesiyle dönüyor. Döngüleri kısır ve sevgisiz. Dışında olan, ona acı veren her şeyin kendi sevgisizliğinin eseri ve yansıması olduğunu anlayamıyor. Sorgulamıyor, yalnızca inanıyor. Hayır, o sadece rahat etmek istiyor, hem de hiç çaba harcamadan. Hiç sorumluluk almadan kalıplara sığmaya, kimlikler ardına gizlenmeye devam ediyor. En büyük marifeti de bir suçlu bulup onu dışarıda araması. Bu düzeni kendi eliyle kurdu. Dışında oyalandı, içine bakmayı unuttu, kurduğunun esiri oldu. Güç ve haz onun gözlerini kör etti. Her yeri acıyla kaplı halbuki. Etini çizsen kanayacak. Dışardan yardım beklemekten, kurtarıcı yo...

DEVRE SONU TESİRLERİ

Kendinizi çokça sıkışmış ve olan bitenden ötürü yorgun hissediyor olabilirsiniz. Devre sonu tesirleri kaçınılmaz bir biçimde nefisleri sıkacaktır. Bu tesirleri sindirebilenler, adaptasyon sağlayarak dayanıklılık kazananlar ve idrak ederek kendi bilinç gemisini inşa edebilenler günün sonunda ayakta kalabilecektir. Geminin batmamasını sağlayacak olan vicdanınız ve yönünüzü bulmayı sağlayacak olan da aklınız olacaktır. Her şeye rağmen, ancak sabırla dayandığınızda, sevgiyle aksiyon almaya devam ettiğinizde ve ne olursa olsun umutsuzluğa kapılmadığınızda bu geçişin kolaylıkla olmasını sağlayabilirsiniz. Gül bahçelerinde yaşamak için buraya gelmediniz. Zorlu dünya yollarının sorumluluğunu, birbiriniz ile sınanarak Sonsuz Yaratan'a hizmet edebilmek adına gönüllü olarak kendiniz üstlendiniz. Özünüzde bunu siz istediniz. İyi ki buradasınız, iyi ki bu ilahi sorumluluğu üstlendiniz. Olumlu tüm ihtimallerin kapısını umutsuzluğa düşmediğiniz takdirde açabileceğinizi unutmayınız. İnsanın, içsel...