Spatyom (şuur katmanı), bilinçaltından farklı bir yapıya karşılık gelmez. Spatyoma (ahirete) henüz geçerken karşılaşılan teşevvüş aşaması (kabir azabı), varlığın kasti bir biçimde dış tesirlerden arındırılarak yaşamı boyunca deneyimlediklerinden ötürü bilinçdışında biriktirdiklerini bilinçaltına aktarma aşamasıdır. Her nasıl, kaba madde ortamında geçirilen deneyim süreçlerinde, Sonsuz Yaratan yarattığı varlık ile birlikte deneyimliyorsa, teşevvüş aşamasında da deneyimlerden elde edilenleri yarattığı varlık ile birlikte özümser. Bilincin tekil ya da bireysel olarak algılanması tamamen illüzyondur. Bilinç bütünseldir. Teşevvüş aşaması, yaratılmış varlığın Yaratan'ın halifesi olmasından ötürü sahip olduğu özgür iradesi ile deneyimlediği yaşam süreçleri ve bu süreçler ile birlikte üstlendiği sorumluluğun hesabını verdiği aşamadır. Varlık, idrak ettiğini öz bilgiye çevirir ve bu oranda derslerini verebilir. Edemediği oranda ise sonrasında telafi etmek üzere karma olarak, titreşimsel düz...
Beşerin hayata yaklaşımındaki temel yanılgısı, bilmeyi, çok bilmeyi sürekli arzulaması ve yaşamın anlamını gelecek vizyonlarında, umutlarında ve inançlarında aramasıdır. Yeni üst bilgilerle muhatap olunabilmesi ya da farklı realitelerin tesirlerinin alınabilmesi, sürekli yeniyi isteyerek değil, mevcut bilginin tesirlerini sindirip, onları hayata tatbik etmek ile mümkün olabilir. İnsanın vazifesi de alacağı görevin büyüklüğüne göre bu sayede giderek gelişir. Bu yüzden birisinin " Benim vazifem nedir?" diye sorup durması abestir. İnsanın vazifesi, kendi sınırlarını, şartlandığı noktaları algılayarak bertaraf etmesi, yaşamına ve sorumluluklarına odaklanması ve bu noktalardaki düzensizlikleri farkındalıkla giderebilmesi, yani öncelikle elindekinin hakkını vermesidir. Bu noktadan sonra gelecek bir amaç değil doğal sağlıklı bir sonuç olur. Bunun ardından yeni ihtimaller de, yeni görevler de kazanılan liyakat doğrultusunda varlığın hayatına zaten akmaya başlayacaktır. Hayat, gelecek...