Ana içeriğe atla

Kayıtlar

SINIRLI SONSUZLUK

 Sonsuzu anlamak için onun önce ne olmadığını anlamak işe yarayabilir. Bir boyut içerisine dağılmış enerji ve bu yolla oluşan benlik, şekil, form ve realiteler; biçim ve yönelişlerinden ötürü her zaman sonlu bir olguyu temsil ederler. Bu sonlu ortam ve hallerin kademe kademe gelişimini sağlayan iki şey vardır. İlki geçmiş bilgisi ve bu bilginin içerdiği yoğun enerji, diğeri ise bu bilgiyi işleyerek gelecek illüzyon örüntülerini açığa çıkaran varlıklar. Bu iki şey anın sınırsız bilgeliğini ve kaynağını sınırlı ortama yayarlar. Zaman bilgiyi taşır ama bilge olan andır. Tüm yaratılış ancak andan filizlenir ve yine yüklerinden arınmış halde ancak anda gözlemlenir. Sınırsız bir kaynağın şekillere bürünüp sınırlı yaşamları meydana getirmesi, uzak ve geniş bir görüntüde uçsuz bucaksız, sonsuz yaratılışı doğurur. Sonlu, düşünce ürünü madde realitelerini ve sebep olduğu mekanik döngüleri kavramak ve onları amaç edinmek yerine yüksek idrak ve vicdan aşamalarına ulaştıracak birer araç olarak ...

ÇİVİT RENGİ BEDEN

"Yüksek benliğe yakınlaşmak" demek, pasif ve potansiyel halde bulunan çivit rengi bedeninin aktifleştirilmesi demektir. Çivit rengi beden yüksek benliğin tezahür etmiş bir kopyasıdır. Kök çakradan giren evrensel enerjinin, spiral çizerek ilerleyen içsel enerjilerle çivit rengi enerji alanda kesişebilmesi, titreşimi yükselen ve irade gösteren varlığın sonsuz zeka ile bağlantı kurmasını sağlar. Bu durum tıpkı internet ağına bağlanan bir bilgisayar gibi, varlığın bilinçüstünden evrenin enerji ağlarına bağlanmasına, göksel bilgilere ulaşabilmesine, duru görü, şifa, medyumluk gibi alanlarda çalışabilmesine olanak sağlar. - Beşer düzeyindeki tüm varlıklar potansiyel halde 7 ışık bedene sahiptir. Potansiyel olarak bütün bedenlere sahibiz, fakat faal halde tezahür etmiş bedenimiz sarı ışın bedenidir, katalizörler bu bedende deneyimlenir. Diğerleri potansiyel halde vardır. Tüm bu bedenlerin ilişkileri karmaşıktır ve tümünün akıl, beden, ruh bileşimi üzerinde etkileri vardır. - İki tip...

SONSUZ ZEKİ ENERJİ

 Sonsuz Yaratan birisinin söylemlerinde, diğerinin sınırlı yol ve yönteminde ya da herhangi bir dinin öğretisinde değil; tam olarak sizin içinizdedir. Burada bahsedilen kesinlikle şiirsel bir şey değildir. Yaratıcı kudret, sonsuz zeki enerji halinde gerçekten her zerrenizde yer alır. Yaratılmış varlık, bu sonsuz enerjinin benlik kazanarak sınırlandırılmış ve bireyselleşmiş bir bölümüdür. Bu bireyselleşme, Yaratan'dan ötürü yaratıcı potansiyel kazandırılmış göreceli ve evrime muhtaç varlıkların tezahür etmesini sağlar. Sonsuz zeki enerji, tezahür eden tüm varoluşun kaynağıdır ve sebep olduğu tüm varlıkların sahibidir. Ayrık görüntülerin tümü illüzyondur. Evreni tek ve bütün bir varlık olarak görmeye çalışarak, O'nu uzaklarda değil, kendi içinizde; herhangi bir yolun götüremeyeceği sınırsızlıkta keşfetmeye çalışabilirsiniz. Önce mutlak bir sonsuzluk vardı, bu sonsuzluk kendisini deneyimlemek için odaklanacağı sonsuz enerjiyi meydana getirdi. Bu odaklanma, tüm varoluşu besleyen, e...

İNANCIN ÜZERİNDE

İnsanlar sorgulamıyor, sadece ideolojilerinin bir diğerine üstün gelmesi için çabalıyorlar. "Tanrı nedir?" sorusunu bir kez olsun samimi bir şekilde kendilerine soramadıkları halde, zihinlerinde oluşturdukları tanrı imajlarını yarıştırmaları ve limitli fikirlerini kıyaslamaları onlara çözümsüzlük ve karmaşadan başka bir şey getirmeyecektir. İçinde bulunulan dönem inançla sınırlandırılmış, göreceli ve sabit "Allah" anlayışlarının; sorgulayan bilinçlerde giderek genişleyen ve idrak edilen "Sonsuz Yaratan" anlayışlarına evrildiği bir dönemdir. Sabit, çakılı kalmak veya ilerleyip yükselmek varlığın kendi tercihi ve sorumluluğudur. Sonsuz Yaratan'ın ve sevgisinin, insanları parçalara bölen ve haklı çıkmak için savaştıkları sınırlı tüm din ve ideolojilerinin üzerinde olduğunu unutmamak gerekir. İnanç sizin düşmanınızdır, sizi parçalara ayırır, sınırlandırır ve şartlandırır. Bu bilinç düzeyinde kendi sınırlı tanrınızı farkında bile olmadan kendiniz imgeler, y...

YARATAN VE DENEYİM

 Yaratan'ı tanımak deneyimlerin içselleştirilmesi ile mümkündür. Evrendeki her aksiyon sonsuz yaratıcı enerjinin eseridir. Deneyim, kök çakradan giren sonsuz yaratıcı enerji halinde, varlığın ihtiyacına uygun çakrada içsel enerjiler ile kesişir ve bu enerji alanında yoğunlaştırılır. İhtiyaç duyulan realiteler bu düzeyde deneyimlenir ve elde edilen veriler her çakra düzeyinde değerlendirilerek anlamlandırılır. Limitli benlik ve beden yapılarına sahip varlıklar sonsuzdan potansiyel alarak bu yolla evrende fonksiyon görürler. Sonsuz Yaratan'ın yarattığı varlığın her zerresinde olması budur ve birlikte deneyimlediği varlıklarla kendisini tanıması bu şekilde meydana gelir. Sonsuz yaratıcı enerjinin kalp çakrası düzeyine çıkarılabilmesi ve bu düzeyde deneyim aranması, varlığın, sevgi ve idrak aşamasının derslerini aldığını gösterir ki bu durum hasata uygunluğun yani dünya okulunda son aşamalara gelindiğinin göstergesidir.  Sınırlı benliklerin üzerine sınırsız sevgi anlayışıyla çıkıl...

ÖZ SEVGİ

İnsanın kendisi hakkında çokça düşünmesi de kendisini sınırlamasına neden olur. Düşünmek ile sorgulayıp görmeyi istemek farklı şeylerdir. Düşünmek, belirli imajların dolu olduğu bir havuzda yüzmek ve yeni imajlar türeterek gezinmek gibidir. Benlikler aracılığıyla gerçekleşir, dolayısıyla limitlidir ve varlığı analiz aşamasında tutar. Bu durum varlık enerjisinin dağınık halde tükenmesine yol açar. Sorgulamak ise, bu geçmiş imajlarına odaklanıldığı anda anlamlı bir bütünlük oluşturan ve zihinde beliren imgesel örüntülerin gözlemlenmesi sürecidir. Sorgu için irade gereklidir. Belirli bir anlayış ve idrak haline bu saf gözlem aşamasında ulaşılır. Katı yaşam döngülerinin üzerine bu yolla çıkılır. Varlık kendisini bu şekilde gerçekten sevebilir.   Nasıl ki başkalarına yaklaşırken, referansı düşüncenin karşılığı, limitli egonun olduğu bir noktadan bakmak yargıya yol açıyor ve bakış açısını sınırlandırıyorsa; aynı şey varlığın kendisine olan yaklaşımlarında da geçerlidir. Gerçeğe, yalnızca...

DÜŞÜNCE SAPMASI

 İnsan şartlanmalarından arındığı kadar özgür, düşüncesinin kontrolüne girmediği kadar sevgi doludur. Düşünce sapmaları çakralardaki enerji akışını tıkanıklığa uğratır. Bu canlı, maddesel örüntülerin bastırılması ya da kontrol edilmesi tekrarlanan döngülerde varlığı pasifize eder. Enerji akışındaki düzensizlik diğer deneyimlerin gerçekleştirilmesini de sekteye uğratır. Yorgunluk hisleri, depresyon halleri bu döngülere odaklanılmadığı hallerde, varlık enerjisinin bu sapmalar tarafından tüketilmesinin sonucu belirir. Odaklanarak duygu ve düşüncenin üzerinde hakimiyet kurmak maddenin üzerinde hakimiyet kurmaktır. Bu odaklanma varlığın kendisini sevmesine eş değerdir. Dışa doğru genişleyen, duygu ve düşüncenin karşılığı olan realiteler üzerinde, ancak içe dönüldüğünde farkındalıklı bir hakimiyet kurulabilir. Bu yüzden düşünce ve duygular gözlemlenerek içselleştirilmeli, ayrıştırılmadan hakim olunmalıdır.  Varlığın şartlanması, düşüncesinin içinde kaybolması ve bu limitli örüntüler...